kitle iletişim modelleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitle iletişim modelleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Nisan 2013 Pazartesi
Kitle İletişim Kuramları 17 - Rosengren Kullanım ve Doyum Yaklaşımı
Kitle iletişim araçları içerikleri ve örgütleniş biçimleriyle çok çeşitlilikler gösterir ve toplum üzerinde etkili olabilecek geniş bir alandaki faaliyetleri kapsarlar. Tasarlanmış olsun ya da olmasın kitle iletişim araçlarının işleyişlerinin doğuracağı sonuçlar (kitle iletişim araçlarının etkileri) ve izleyici topluluklarının ilgisinin çekilmesi veya fikir ve davranışlarının etkilenmesi gibi tasarlanmış amaçları sağlama yeteneği (kitle iletişim araçlarının etkililiği) uzun yıllar boyu araştırma konusu olmuştur. Tüm kitle iletişim araştırmalarının amacı, kitle iletişiminin etkilerini açıklamaktır (Rubin).
Başlangıçta kitle iletişim araçlarının birtakım etkileri olduğunu kabul eden ve özellikle bu etkiler üzerinde duran araştırmalar yapılmaktaydı. İzleyici farklılaştırılmamış bir kitle, ikna etme ve enformasyon için pasif bir hedef veya kitle iletişim araçları ürünleri tüketicilerinin pazarı olarak algılanmıştır (McQuail ve Windahl, 1993). Tek yönlü modeli takip eden ve insanların kitle iletişim araçlarının pasif tüketicileri olduğu fikrini taşıyan bu yaklaşımların izleyiciyi geri planda bırakması, daha sonra izleyiciyi merkez alan modellerin doğmasına neden olmuştur.
Kitle İletişim Kuramları 16 -İki Aşamalı Akış - Paul Lazarsfeld
Paul Lazarsfeld, Einstein, Popper ve Wittgenstein gibi önemli isimleri çeken “Vienna Circle” denen grubun
mantıksal pozitivizm (mantıksal ampirizm) anlayışını Amerika’da kitle iletişimi kuram ve araştırmalarında egemen yaptı. Vienna Circle’ın anlayışına göre, bilgi iki kaynağa sahiptir: mantıksal muhakeme ve bilimsel teorilerin tek kanıtlaması olan ampirik deney. Lazersfeld için kitle iletişimi (radyo) sadece
araştırma yöntemi geliştirmek için araçtı; onun yaşam boyu ilgisi “matematiği toplumun sorunlarını çözmek için nasıl kullanırsın” sorusu üzerine odaklanmıştı. Kendisi ve arkadaşları, ölçme yöntemleri geliştirdiler.[1] Merton and Lazarsfeld (1968) “Studies in Radio and Film Propaganda” yapıtlarında etki araştırmalarının doğasınıözetlediler: Bu araştırmalar broşür, sinema ve radyo programlarını incelerken içerik analizi ve yanıt analizi kullandılar. Yanıt analizi “odaklanmış söyleşiden” ve “program analizer” aracından çıkartıldı. Yanıtlar iki yönlü üç kademeli (katılıyor, nütral, katılmıyor) ölçek kullanılarak istatistik analizi yapılıyordu.
Bu analizle, (a) propaganda etkisi, (b) yanıtların dağılımı, (c) beklenen yanıtların verilip verilmediği, (d)
beklenmeyen yanıtlar belirleniyordu.
Etiketler:
iki aşamalı akış,
katz,
kitle iletişim araçları,
Kitle iletişim araçlarının işlevleri,
kitle iletişim modelleri,
kitle iletişim teorileri,
kuramlar,
lazarfeld,
lazarsfeld
28 Nisan 2013 Pazar
Kitle İletişim Kuramları 10 - Westley ve Maclean'in Kavramsal Modeli
1957'de
ortaya çıkan bu oldukça etkili olmuş model, araştırmaların
edinilmiş bulgularını düzenlemek, kitle iletişim araştırması için özellikle
uygun olan sistematik bir uygulamayı
sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Kaynağında sosyal psikoloji, denge ve
birlikte yönelim kuramları yatar.
Westley ve MacLean, iki kişinin dış objelere karşı birlikte yönelim durumunun sistematik ve
birbirleriyle karşılıklı ilişki içinde olan niteliğini koruyarak kitle
iletişiminin oldukça karmaşık durumunu temsil eden bir model meydana getirmek
istemişlerdi.
Newcomb 'un ABX modelinin Wesüey ve MacLean uyarlaması
Uyarlama yazarların kitle iletişimi ile kişilerarası iletişim aıasında temel farklılıkları
algılamasına dayanır. Bu farklılıklar:
(a)
kitle iletişiminde geribeslemenin çok az oluşu ya da ertelendiği
gerçeği,
(b)
herhangi bir bireyin (B) (izleyici olarak)
yöneleceği ve
arasından seçmek zorunda olduğu daha fazla sayıda A'ların (alternatif kitle
iletişim kaynakları) ve X'lerin (çevredeki objeler) olması.
Bu noktada
model, enformasyon kaynağının,
A'mn, B ile iletişim kurmak üzere karmaşık X'ler arasından seçim yapma eylemini
gösterir. Buna ek olarak B, herhangi bir X'i doğrudan algılayabilir ve
geribesleme hattı ile (FBA) cevap
verebilir. Böyle bir durum enformasyonun bir bireyden diğerine
verildiği veya birey tarafından uzman kaynağa başvurulduğu kişilerarası
iletişimde bilinen bir durumu temsil eder.
Kaynak:İletişim Modelleri ve Etkileşim ( Baha KURTBOĞANOĞLU)
Kitle İletişim Kuramları 9 - Yakınlaşma Modeli
Rogers'a göre, "İletişim, katılımcıların ortak bir anlaşmaya varmak üzere enformasyon
yaratıp birbirleriyle paylaştıkları bir süreçtir".
Model, katılımcı A ile katılımcı B arasındaki
ilişkiyi iletişimsel
etkileşim biçiminde sunar. Burada enformasyon alma ve vermeye dayanan daha
gelişmiş bir karşılıklı anlaşmaya yönelen dairesel bir süreç vardır.
Karşılıklı anlaşmaya varılmadan önce, birkaç enformasyon alışverişi döngüsü
meydana gelir, bu döngünün tamamlanmış olması gerekmez. Bu model deki iletişim
sürecinin, bizler incelemeye başlamadan zaten başlamış olduğu kabul edilir.
İletişimin bu modelinin, tek yönlü düz
çizgisel modele göre bazı avantajları olduğu öne sürülür: Bu avantajlar
modelin sürekli geribesleme sağlayan kalıplaşmış enformasyon bilgi akışlarıyla
birbirine bağlanmış bireylerden oluşan bilgi ağları içindeki ilişkiler ile
karşılıklı anlama ve ortak görüşe varma konuları üzerinde duruşundan kaynaklanır.
Model gönderen ve alıcılar arasında kültür ve güç gediklerinin ancak güven ve
karşılıklı anlayışın yavaş yavaş artırılarak kapatılabileceği özellikle
gelişmekte olan ülkelerdeki birçok duruma uygulanabilir.
Kaynak:İletişim Modelleri ve Etkileşim ( Baha KURTBOĞANOĞLU)
Kitle İletişim Kuramları 8 - Uyum ve Uyumsuzluk Kavramı
Denge ve birlikte yönelim
kuramının bir uzantısı iki zıt eğilimin sürekli yaşandığı, biri anlaşmaya doğru, diğeri
kutuplaşmaya doğru gelişen kamuoyu değişimi hakkındaki çalışmada bulunabilir.
Bu konu bazen 'özümseme ve karşıtlık' olarak da anılır. Kitle iletişim araçları
ve kamuoyu hakkında yapılan araştırmalar bir ya da diğer eğilimin
oluşabileceği bazı koşulları bilmemizi mümkün kılar, özellikle insanların
kendilerini kitle iletişim araçları kaynaklarından uzak tuttukları veya kitle
iletişim kaynaklarının görüşlerini özümsedikleri zamanlarda olduğu gibi. Bu
süreç, örneğin farklı kitle iletişim araçlarının farklı parti ve adayları
destekledikleri seçim kampanyalarında meydana gelebilir.
Önce,
gelen gönderiler uyumsuzluk olasılığını azaltma ve çevre ile uyumu sağlamak amacıyla alıcılar tarafından
taranır ve ayıklanır; durum (A). Bu sürecin yeterli olmayışı veya değişen koşullar
nedeniyle, yeni ya da karşıt fikirlerin alındığı potansiyel uyumsuzluk
durumları ortaya çıkar; durum (B). Uyumsuzluk toplumsal ve psikolojik süreçleri
harekete geçirir. Bu da dengenin geri kazanılması için iki ana olasılığı
biçimlendirir. Bu olasılıklar kaynağın
algılanmasını değiştirmek (C) veya
çıkmaza giren fikir veya tutumu değiştirmektir (D).
Örnek olarak, seçim döneminde bir
seçmenin bir parti liderini etkileyen skandal hakkında bir gazete makalesi
okuması durumunda ortaya çıkacaktır. Bu, desteklenmeyen
bir partiye ilişkin ise, uyum sağlanır ve hiçbir etki olmaz. Gönderi
seçmenin kendi partisi ile ilgiliyse bağlılık zedelenir.
Önceki uyumu geri
kazanmak için seçenekler gazete kaynağı hakkında kuşku duymak veya partiyi daha az destekler olmak.
Bu durumla ilgili etmenler şunlardır:
1.
Başlangıçta tarama işlevini sağlayan seçici algılama ve alımlama.
2.
Var olan fikri desteklemek ve keskinleştirmek üzere
değinilen grup normları. Normlar ne kadar destekleyici olursa, (C) o kadar çok
seçme, kaynak hakkındaki fikri gözden geçirme ve gönderiyi ihmal etme şansı
vardır. Grup normlarından daha az güçlüyse alıcı bir o kadar izole olur,
düşüncesinin veya davranışının etkilenme şansı artar.
3.
Ego katılımı.
Bir düşüncenin kişisel katılımı ya da kişiliğin bir parçasını temsil etme
derecesi kişisel katılım arttıkça değişim
şansı azalır, kaynağın ve herhangi rahatsız edici bir gönderinin kabul
edilmeme şansı artar.
4. Fikir
farklılığı derecesi. Araştırmalara göre bu
faktör ile potansiyel tepkiler arasında karmaşık bir ilişki vardır. Gönderi
ile var olan durum arasındaki küçük farklılıklar genelde herhangi bir değişime
(ne (C) ne de (D) seçeneği etkilidir) yol açmaz. Kitle iletişim aracı
farklılıkları çoğu kez fikrin değiştirilmesi yönünde birtakım düzenlemeleri gerektirir,
büyük farklılıklar çoğu kez grup normlarının ve ego katılımının harekete
geçirilmesini içerir, gönderi ve kaynağın reddedilmesine, fikre olan sadakatin
tekrar kazanılmasına yol açar. Etkilemesi amaçlanan gönderinin ters etki
yapması (aslında kaynak ile alıcı arasındaki tutum gediğini artırarak)
'bumerang' etkisi olarak adlandırılır.
Kaynak:İletişim Modelleri ve Etkileşim ( Baha KURTBOĞANOĞLU)
Kitle İletişim Kuramları 6 - Newcomb 'un ABX Modeli
Model
Newcomb (1953) tarafından formüle edilmiş olsa da, psikolog Heider'ın (1946)
daha önceki çalışmasının bir uzantısıdır., iki kişinin birbirlerine ve dış bir objeye karşı beğenme
veya beğenmeme tutumu durumunda bazı ilişki kalıpları dengelenecek bazıları
ise dengelenmeyecektir. Bunun da ötesinde, denge durumunda her bir katılımcı
değişime karşı koyacak, dengesizlik durumunda ise 'bilişsel' dengeyi tekrardan
kazanmak için girişimlerde bulunacaktır.
Model bir üçgen şeklindedir, noktalar iki bireyi A ve B'yi ve
ortak çevrelerindeki bir objeyi X'i temsil eder. Her iki birey birbirlerine ve
X'e yönelimlidir. Herhangi bir değişim hakkında enformasyon ileterek ve
ayarlamaların olmasına izin vererek üç öğe arasındaki simetriği sağlamak ve
geliştirmek bakımından iletişim, yönelim yapısını destekleyecek bir süreç
olarak alınır.
Modelden çıkartılabilecek ana önermeler şunlardır: A ve B'nin X'e karşı yönetimlerindeki farklılıklar iletişimi teşvik edecektir. Bu iletişim sonuçta ilişkiler sisteminin 'normal durumu' olduğu varsayılan dengeyi kazanma eğilimini gösterecektir.
Modelden çıkartılabilecek ana önermeler şunlardır: A ve B'nin X'e karşı yönetimlerindeki farklılıklar iletişimi teşvik edecektir. Bu iletişim sonuçta ilişkiler sisteminin 'normal durumu' olduğu varsayılan dengeyi kazanma eğilimini gösterecektir.
Kaynak:İletişim Modelleri ve Etkileşim ( Baha KURTBOĞANOĞLU)
Kitle İletişim Kuramları 5 - Gerbner'in Genel İletişim Modeli
Amerikalı kitle iletişim araştırmacısı George Gerbner'in amacı geniş uygulama
alanı olan bir model çizmektir. Model ilk kez 1956'da sunulmuştur.
2- Bir olayı algılayıp
3- Tepkide bulunduğunda
4- Belli bir ortamda
5- Bazı araçlar kanalıyla
6- Kullanılabilir malzemeler hazırlar
7- Bunun bir biçimi
8- ve bağlamı vardır
9- İçeriği aktararak içerik iletilir
10- ve bazı sonuçlara yol açar.
Yaklaşımının bulguları
Televizyonun örgütsel ve ideolojik yapısı
Televizyonun psikolojik, kültürel ve siyasal etkisi
Kitle İletişim Kuramları 1 - Shannon ve Weaver Modeli
Shannon-Weaver modeli, Enformasyon Teorisi veya Matematiksel İletişim Kuramı olarak da isimlendirilmektedir. Bu modeli, 1949 yılında Claude Elwood Shannon (1916-2001) ve Warren Weaver (1894-1978) ortaklaşa yaptıkları bir çalışmayla bulmuşlardır.
Model şu çizgiyi takip eder:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




